Lüksten ekonomiye uzanan geniş marka portföyüyle Türkiye’de faaliyet gösteren Accor; bugün 15 şehirde, 15 marka altında 82 otel ve 17 bin 158 oda ile hizmet veriyor. 2026 yılı için ise yeni proje imzalarında, bir önceki yıla kıyasla yüzde 25’in üzerinde büyüme hedefleniyor.
“Türkiye, Accor İçin Stratejik Bir Pazar”
Accor Türkiye Premium, Orta Ölçekli ve Ekonomi Markaları Operasyon Başkan Yardımcısı Sinan Köseoğlu, Türkiye turizminin son yıllardaki performansına dikkat çekerek, ülkenin Accor’un küresel büyüme planlarında kritik bir konumda yer aldığını vurguladı.
Türkiye’nin tarih, kültür, gastronomi ve sağlık turizmi alanlarındaki çeşitliliğinin yanı sıra coğrafi avantajlarıyla da uluslararası gezginler için cazibesini artırdığını belirten Köseoğlu, “Güçlü iç talep ve yıl boyunca devam eden yabancı ziyaretçi ilgisiyle Türkiye, Accor için stratejik önemini her geçen gün artırıyor. Bu pazardaki varlığımızla uzun vadeli ve sürdürülebilir büyüme taahhüdümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.
2025’te 12 Yeni Otel İmzası
Accor’un dünya genelinde 110’dan fazla ülkede 5 bin 700’ün üzerinde oteli bulunduğunu hatırlatan Köseoğlu, Türkiye’deki büyüme performansına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“2025 yılının ilk yarısında İstanbul, Yalova, Sapanca ve Muğla başta olmak üzere farklı segmentlerde 6 yeni otel projesinin anlaşmasını tamamladık ve portföyümüze yaklaşık 1.000 oda ekledik. Yılın ikinci yarısında ise farklı lokasyonlarda 6 yeni proje daha imzalayarak yılı toplam 12 yeni otel anlaşmasıyla kapattık.”
Yeni Şehirler, Yeni Markalar
2025’te imzalanan projeler arasında Diyarbakır, Mersin, Van ve Yalova gibi şehirlerin de yer aldığını belirten Köseoğlu, bu yatırımlarla birlikte Van, Yalova ve Mersin’de Accor’un ilk otellerinin açılacağını, Diyarbakır’da ise üçüncü otelin hizmete gireceğini ifade etti.
2026 yılı için büyüme planlarının hız kesmeden devam edeceğini belirten Köseoğlu, “Türkiye’de hem mevcut şehirlerdeki varlığımızı güçlendirecek hem de henüz bulunmadığımız destinasyonları radarımıza alacağız. Otel, oda ve marka çeşitliliğimizi artırarak Türkiye genelindeki hizmet ağımızı genişleteceğiz” diye konuştu.
Sürdürülebilirlik ve Sosyal Katkı Ön Planda
Accor’un büyüme stratejisinin yalnızca ticari hedeflerle sınırlı olmadığını vurgulayan Köseoğlu, grubun sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk alanındaki çalışmalarına da dikkat çekti. Accor’un, Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) iş birliğiyle yürütülen “İlk Okul Çantam” projesine destek vererek, özellikle deprem bölgesindeki ihtiyaç sahibi çocukların eğitime erişimine katkı sağladığını belirtti.
Sürdürülebilirlik alanında ise Accor’un iddialı hedefler ortaya koyduğunu ifade eden Köseoğlu, grubun tüm otellerinde eko-etiket uygulamalarının zorunlu hale getirildiğini, tek kullanımlık plastiklerin büyük ölçüde kaldırıldığını ve gıda atıklarının ölçümlenerek azaltıldığını aktardı.
Accor’un, Paris Anlaşması doğrultusunda 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu hedeflediğini hatırlatan Köseoğlu, “2030’u beklemeden tüm otellerimizin Sürdürülebilir Turizm Sertifikası’nın üçüncü aşamasını almaya hazır olmasını amaçlıyoruz. Sorumlu misafirperverlik anlayışıyla sektör için referans noktası olmaya devam edeceğiz” dedi.

















