Festivalin açılışı, Anadolu Kulübü’nde düzenlenen basın toplantısıyla yapılırken, doğaya saygı mesajı ise Madam Martha Koyu’nda gerçekleştirilen temsili mimoza fidanı dikimiyle verildi.
Adalar’ın doğasını, kültürel çeşitliliğini ve birlikte yaşam kültürünü ön plana çıkarmayı amaçlayan festival; sergiler, söyleşiler, müzik dinletileri ve performanslarla ziyaretçilere zengin bir program sunuyor. Mimoza temasıyla hazırlanan karşılamalar, katılımcıları etkinliğin atmosferine dahil ederken yerel üreticilerin stantları ve doğa odaklı etkinlikler de Adalar’ın özgün kültürel dokusunu yakından tanıma fırsatı yaratıyor.
Festival programı kapsamında dört adada eş zamanlı olarak bando gösterileri, sirk performansları, dans etkinlikleri, konserler, söyleşiler ile çocuklar ve yetişkinler için atölyeler düzenleniyor. Mimoza temalı ürünlerin yer aldığı stantlarda ise yerel üreticiler ziyaretçilerle buluşuyor.
Açılış konuşmasını yapan Ali Ercan Akpolat, mimozanın Adalar için yalnızca bir bitki olmadığını, aynı zamanda umut, dayanışma ve yeniden başlangıcın simgesi olduğunu vurguladı. Adalar Belediyesi Başkanı Akpolat, anavatanı Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya olan mimozanın 1800’lü yıllarda Adalar’a getirildiğini ve zamanla bölgenin kimliğinin önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.
Festivalin temel amacının mimoza ağaçlarını dalında korumak ve doğa mirasını gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu ifade eden Akpolat, doğayı korumanın ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Fidan dikimi sırasında yaptığı konuşmada etkinliği emekçi ve mücadeleci tüm kadınlara ithaf ettiklerini söyleyen Akpolat, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde kadın dayanışmasını da selamladı.
Üç gün sürecek Mimoza Festivali, Adalar’ın baharla birlikte yeniden canlanan doğasını kutlarken, İstanbul’da yeni bir bahar geleneğinin başlangıcı olarak görülüyor.




















