130 yılı aşkın zanaat mirasını çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturan marka, ikonik “Istanbul” kokusunu bu kez Esma Dereboy’un el yapımı porselen diffuser vazosunda yeniden yorumladı. Fildişi ve taş rengi olmak üzere iki farklı seçenekle hazırlanan tasarım, hem bir koku objesi hem de zamansız bir dekoratif parça olarak konumlanıyor.
Kadın Yaratıcılığına Zamansız Bir Yorum
Tanıtım davetine iş ve sanat dünyasından isimler katılırken, koleksiyonun güçlü ve ilham veren kadınlara ithaf edildiği vurgulandı.
Rebul Holding A.Ş. Co-CEO’su Nüket Filiba, kadın gücünü üretimin merkezinde gördüklerini belirterek, bu iş birliğinin kadın emeğinin zamansız tasarımla buluşmasının bir simgesi olduğunu ifade etti.
Esma Dereboy ise tasarımın, dokunulduğunda duygu uyandıran ve zamanla anlam kazanan parçalar üretmek olduğunu dile getirerek, İstanbul’un ruhunu taşıyan bir kokunun el emeği porselenle birleşmesinin kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi.
İstanbul’un Kokusu, Porselenle Buluştu
Koleksiyonun merkezinde yer alan 300 ml Istanbul Reed Diffuser Refill, İstanbul’un tarihi dokusundan ilham alan zengin bir kompozisyon sunuyor. Açılışta tarçın, safran ve karanfil gibi sıcak baharat notaları öne çıkarken; kalp notalarında menekşe, yasemin ve siyah orkide yer alıyor. Vanilya, amber ve miskle derinleşen koku, sedir ağacı, paçuli, sandal ağacı ve ud dokunuşuyla sofistike bir iz bırakıyor.
El işçiliğiyle üretilen porselen diffuser vazo ile tamamlanan set, yalnızca bir hediye alternatifi değil; mekânda kalıcı bir tasarım objesi olarak da dikkat çekiyor. Atelier Rebul ve Esma Dereboy iş birliği, 8 Mart’a özel anlamlı ve rafine bir seçki olarak öne çıkıyor.



















