Samimi bir atmosferde gerçekleşen davette, 2026 yılına birlikte giren sektör paydaşları Türk turizminin geleceğine yönelik iş birliği ve ortak akıl vurgusu yaptı. Etkinlik, Barceló Hotel Group’un Türkiye pazarına verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu.
Davet kapsamında, sürdürülebilir büyüme, güçlü iş ortaklıkları ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler masaya yatırıldı. Barceló Hotel Group ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, turizm sektöründe iş birliğinin önemine dikkat çekerken yeni yıla dair pozitif beklentileri de pekiştirdi.
Türkiye’de Büyüme İvmesi Devam Ediyor
Dünya genelinde 30 ülkede faaliyet gösteren ve 300’ün üzerinde oteli bünyesinde barındıran Barceló Hotel Group, Türkiye’de Barceló Istanbul, Occidental Taksim, Occidental Ankara ve Barceló Cappadocia otelleriyle hizmet veriyor.
Etkinlikte konuşan Barceló Hotel Group Bölge Müdürü Hasan Ekmen, grubun Türkiye operasyonlarında dengeli ve güçlü bir yıl geçirdiğini belirtti. 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekmen, doğru pazar karması, dengeli fiyatlama ve güçlü iş ortaklıkları sayesinde Türkiye’de öngörülebilir ve sürdürülebilir bir performans yakaladıklarını ifade etti.
Hasan Ekmen, “2025 yılında Türkiye’deki otellerimizde 168 farklı ülkeden misafir ağırladık. Bu tabloyu, nicelikten çok nitelikli ve sürdürülebilir pazar derinliğine odaklanan stratejimizin bir sonucu olarak görüyoruz” dedi.
Ekmen ayrıca, Barceló Hotel Group’un turizmin Oscar’ı olarak anılan World Travel Awards tarafından 2019, 2021, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında olmak üzere beşinci kez “World’s Leading Hotel Management Company” seçildiğini hatırlattı. Grubun Türkiye’de 27 yıldır kesintisiz faaliyet gösterdiğini vurgulayan Ekmen, yeni yatırımlarla büyümenin süreceğini söyledi.
Sürdürülebilirlik Vizyonu Ön Plandaydı
Yeni yıl davetinde Barceló Hotel Group’un sürdürülebilirlik yaklaşımı da öne çıktı. ‘Barceló ReGen’ vizyonu kapsamında davetlilere lale tohumu, su matarası ve uyku maskesinden oluşan özel bir hediye seti sunuldu. Bu sembolik hediyelerle doğaya saygı, su kaynaklarının korunması ve bireysel iyilik halinin sürdürülebilirliğin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekildi.











