Key Film ve DeLiGeMiSi yapımcılığında sahnelenen oyun; günümüz insanının kendini kanıtlama çabası, “görülme” ihtiyacı ve var olma mücadelesini iki kişilik yoğun bir sahne karşılaşması üzerinden ele alıyor. Yüksek tempolu yapısıyla dikkat çeken eser, çağdaş insanın iç dünyasına cesur ve yer yer ironik bir pencere açıyor.
Hikâye, isimsiz bir Adam’ın dünyaya karşı attığı güçlü bir çığlıkla başlıyor. “Ben buradayım” diyen bu ses, seyirciyi görünürlük, kimlik ve gerçeklik kavramlarının iç içe geçtiği bir yolculuğa davet ediyor. İsimsiz bir Kadın ile Adam arasında gelişen diyaloglar, zaman zaman bir oyuna, zaman zaman bir kavgaya, zaman zaman da tiyatronun kendisine yöneltilmiş bir sorgulamaya dönüşüyor. Bir isim arayışıyla başlayan anlatı, giderek derinleşen felsefi bir tartışmaya evriliyor.
70 dakikalık tek perde olarak sahnelenen oyunda, iki oyuncunun sahne üzerindeki ritmi ve enerjisi belirleyici bir rol oynuyor. Televizyon ve sinema projeleriyle tanınan Melis Babadağ, bu yapımda sahnede güçlü, keskin ve dinamik bir kadın karakterle izleyici karşısına çıkıyor. Fatih Al ile kurduğu canlı sahne ilişkisi, metnin varoluşsal temalarını daha da görünür kılıyor.
Oyunun çıkış noktasına dair konuşan Fatih Al, metnin özünü şu sözlerle ifade ediyor:
“Küçük insanın büyük hayatını ve kocaman hayatın küçücük insanlarını sahneye koyduk. ‘İyi seyirler… ya da iyi akşamlar’ dedik.”
Gülümseten bir başlangıçtan derin bir yüzleşmeye uzanan “Çok Önemli Bir Haber”, sezonun dikkat çeken çağdaş tiyatro yapımları arasında yer alıyor.

















