Gastronomiyi yalnızca bir lezzet alanı değil; kültürel bellek, üretim süreçleri ve toplumsal dönüşümün bir yansıması olarak ele alan UGFF, bir yemeğin ya da tarımsal üretimin arkasındaki hikâyeleri sinemanın evrensel diliyle görünür kılmayı amaçlıyor. Festival, bu yaklaşımıyla gastronomi ve sinema arasında disiplinlerarası bir köprü kuruyor.
Türkiye’nin Gastronomi Hikâyeleri Küresel Sahneye Taşınıyor
Festival kapsamında; gıdanın üretim süreçleri, yerel mutfak kültürleri, iklim krizinin tarım üzerindeki etkileri ve kırsal dayanışma gibi konular sinema aracılığıyla ele alınacak. UGFF, bu içerikleri film gösterimlerinin yanı sıra atölye çalışmaları, tadım etkinlikleri ve söyleşilerle destekleyerek izleyicilere deneyim temelli bir öğrenme alanı sunmayı planlıyor.
UGFF Kurucu Direktörü Gülper Ergün, festivalin temel yaklaşımını şu sözlerle ifade etti:
“Yalnızca film gösterimleri yapan bir festival değiliz. Gıdayı bir iletişim aracı olarak kullanarak küresel ölçekte farkındalık yaratmayı ve insanları ortak bir sofra etrafında buluşturmayı amaçlıyoruz.”
Çok Katmanlı Bir Festival Modeli
2026 programında sinema ve gastronomiyi merkezine alan çok katmanlı bir yapı öne çıkacak. Festivalde Açık Perde, SineSınıf, GastroSınıf ve Veri Gurmesi gibi bölümler aracılığıyla farklı disiplinlerden katılımcıların bir araya gelmesi hedefleniyor. Bu bölümler, gastronominin kültürel üretimle olan ilişkisini görünür kılarken, bilginin yalnızca izlenerek değil deneyimlenerek aktarılmasını amaçlıyor.
UGFF, sinema ve gastronomiyi ortak bir anlatı zemini üzerinde buluşturarak, Türkiye’nin kadim mutfak kültürlerini ve bu kültürlerin taşıdığı hikâyeleri uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. Festival, bu yönüyle gastronomi temalı kültürel etkinlikler arasında özgün bir konumda yer alıyor.














