Türkiye’de son yıllarda giderek büyüyen Schengen vizesi krizi, artık yalnızca vize onayı alma sürecini değil, randevu sistemine erişimi de tartışmalı bir noktaya taşıdı. Turizm sektörü temsilcileri, özellikle Avrupa ülkelerine yapılacak başvurularda yaşanan randevu sorunlarının hem vatandaşları hem de sektörü ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya bıraktığını belirtiyor.
Konuya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan GM Global Turizm ve Vize Xpress Yönetim Kurulu Başkanı Gülruh Gülten, bugün gelinen noktada asıl problemin vize almak değil, vize randevusu bulabilmek hâline geldiğini söyledi.
Gülten, özellikle yoğun başvuru dönemlerinde sistemde büyük bir erişim sorunu yaşandığını belirterek, gerçek başvuru sahiplerinin aylarca sistem başında beklediğini ifade etti. Buna karşın bazı kişi ve yapıların çok kısa süre içerisinde randevu alabildiğine yönelik ciddi iddiaların sektörde uzun süredir konuşulduğunu dile getirdi.
“Vatandaşlar günlerce, hatta haftalarca sistemleri kontrol ediyor. Ancak birçok kişi uygun tarih bulamazken, bazı aracılık yapan yapıların veya bot sistemlerinin dakikalar içinde tüm kontenjanları topladığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumda” diyen Gülten, mevcut durumun kamuoyunda güven sorununa yol açtığını vurguladı.
Turizm sektörü zincirleme zarar görüyor
Vize randevu krizinin yalnızca bireysel mağduriyet yaratmadığını belirten sektör temsilcileri, problemin doğrudan turizm ekonomisini etkilediğine dikkat çekiyor. Özellikle yaz sezonu öncesinde yurt dışı seyahat planı yapan vatandaşların büyük bölümünün rezervasyonlarını tamamladığı, ancak randevu bulunamaması nedeniyle süreçlerin iptal edildiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre yaşanan aksaklıklar; seyahat acentaları, oteller, havayolu şirketleri ve organizasyon firmaları başta olmak üzere turizmin birçok alanında ekonomik kayba neden oluyor. Önceden planlanan turların iptal edilmesi, hem tüketiciyi hem de hizmet sağlayıcılarını zor durumda bırakıyor.
Gülten, “İnsanlar seyahat planlarını oluşturuyor, otellerini ayarlıyor, organizasyonlarını tamamlıyor. Ancak randevu alınamadığı için tüm süreç iptal oluyor. Bunun sonucunda yalnızca vatandaşlar değil; acentalar, oteller ve tüm turizm zinciri zarar görüyor” ifadelerini kullandı.
“Şeffaflık tartışmaları güven krizine dönüştü”
Özellikle Avrupa ülkelerine yönelik Schengen başvurularında yaşanan yoğunluk, son dönemde randevu sistemlerinin işleyişine ilişkin eleştirileri de artırdı. Sektör temsilcileri, herkesin eşit erişim hakkına sahip olması gereken sistemlerin yeterince şeffaf işlemediğini savunuyor.
Bazı başvuru merkezlerinde randevuların saniyeler içerisinde tükenmesi, kamuoyunda “otomatik bot sistemleri” ve “organize aracılık ağları” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Resmî makamlar tarafından konuya ilişkin zaman zaman teknik iyileştirme açıklamaları yapılsa da, sektör temsilcileri mevcut önlemlerin yeterli olmadığını düşünüyor.
Gülten, “Gerçek başvuru sahipleri neden aylarca beklerken bazı kişiler aynı gün içerisinde randevu bulabiliyor? Bu sorunun artık net şekilde araştırılması gerekiyor” diyerek daha sıkı denetim çağrısında bulundu.
Çözüm beklentisi büyüyor
Turizm sektörü temsilcileri, yaşanan sorunların çözümü için başta konsolosluklar ve aracı kurumlar olmak üzere ilgili tüm tarafların daha şeffaf ve denetlenebilir bir sistem oluşturması gerektiğini savunuyor. Özellikle kimlik doğrulama, bot engelleme sistemleri ve adil sıra yönetimi gibi teknolojik önlemlerin artırılması gerektiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre vize randevu krizinin devam etmesi, yalnızca bireysel seyahat özgürlüğünü değil, Türkiye’nin dış turizm bağlantılarını ve sektör gelirlerini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle sektör temsilcileri, vatandaşların haklarını koruyacak yeni düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesini talep ediyor.























