Türkiye ve yurt dışında yaklaşık 23 bin çalışanıyla faaliyet gösteren Holding, “İnsan ve Kültürü” iş stratejisinin merkezine konumlandırıyor. Şirket, çalışan deneyimini yalnızca yan haklar ve uygulamalarla değil; liderlik anlayışı, gelişim fırsatları ve veri temelli yönetim modeliyle bütüncül bir yapı içinde ele alıyor.
“Güven, şeffaflık ve kapsayıcılık temel önceliğimiz”
IC Holding İnsan ve Kültür Başkanı Nazire Ulusoy, insan kaynakları yaklaşımının temelinde güven, şeffaflık ve kapsayıcılığın yer aldığını belirterek, sertifikaların bir sonuçtan ziyade güçlü kurum kültürünün doğal çıktısı olduğunu ifade etti. Ulusoy, sürdürülebilir başarının güçlü bir organizasyon kültüründen geçtiğini vurgularken, çalışanların kendini değerli hissettiği bir çalışma ortamını sürekli geliştirmeyi öncelik olarak gördüklerini dile getirdi.
Çalışan geri bildirimlerini karar alma süreçlerine entegre eden bir yapı kurduklarını aktaran Ulusoy, kurumsal başarıyı yalnızca finansal göstergelerle değil, “çalışanların sesinin duyulduğu yaşayan bir süreç” olarak tanımladıklarını söyledi.
Dijitalleşme ve eşitlik odağında yeni dönem
IC Holding, 2026 ajandasında dijitalleşme ve fırsat eşitliği başlıklarını öne çıkarıyor. IC Akademi çatısı altındaki gelişim programları, IC Ajanda ve IC Kariyer gibi dijital uygulamalarla desteklenirken, veri odaklı yönetim yaklaşımıyla organizasyonel çevikliğin artırılması hedefleniyor.
Toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak konumlandıran Holding, özellikle inşaat ve enerji gibi sektörlerde kadın temsilini artırmaya yönelik projeler yürütüyor. Çalışanların fiziksel, ruhsal ve finansal iyi oluşunu destekleyen uygulamalar da kurum kültürünün önemli parçaları arasında yer alıyor.
IC Holding, elde ettiği sertifikaları bir başarı göstergesi olmanın ötesinde, sürekli gelişim yolculuğunda referans noktası olarak değerlendiriyor.




















