Osmanlı ve Türk mutfağından seçkiler
Ramazan ayına özel hazırlanan menüde, Osmanlı ve Anadolu mutfağının öne çıkan lezzetleri bir araya geliyor. Perde pilavı, çömlekte kuru fasulye, kaburga dolması, soğan dolması, etli yaprak sarma, kuzu gerdanlı keşkek, Ali nazik, büryan kebabı ve İskender gibi ana yemeklerin yanı sıra; ev baklavası, Laz böreği ve tepsi kadayıfı gibi geleneksel tatlılar da sofralarda yer alıyor. Menü, şeflerin özel sunumlarıyla servis ediliyor.
“Yedi Bölge, Yedi Tat” konsepti
Otel bünyesindeki Sabrosa Restaurant ise Ramazan boyunca “Yedi Bölge, Yedi Tat” konseptiyle açık büfe iftar sunuyor. Her akşam Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden seçilen yedi sıcak yemek, yedi soğuk başlangıç ve meze ile yedi tatlı alternatifi misafirlere sunuluyor.
Ege’nin otlu mezeleri, Akdeniz’in zeytinyağlıları, Güneydoğu Anadolu’nun kebapları, İç Anadolu’nun hamur işleri, Karadeniz’in hamsili pilavı, Marmara’nın deniz ürünleri ve Doğu Anadolu’nun et yemekleri açık büfede yer alan başlıca seçenekler arasında bulunuyor. Tatlı büfesinde ise güllaç, fıstıklı baklava, kaymaklı ekmek kadayıfı ve Osmanlı şerbetleri öne çıkıyor.
Fasıl ve semazen gösterileri
Swissôtel The Bosphorus, iftar programını yalnızca gastronomiyle sınırlı tutmuyor. Ramazan boyunca her akşam düzenlenen fasıl dinletileri ve semazen gösterileriyle misafirlere kültürel bir atmosfer sunuluyor. Böylece iftar sofraları, hem lezzet hem de geleneksel sanatlarla bütünleşen bir deneyime dönüşüyor.
Otel yönetimi, Ramazan ayının paylaşım ve birlik ruhunu Boğaz manzarası eşliğinde yaşamak isteyen misafirleri iftar sofralarına davet ediyor.
















