Klaros, Antik Çağ’da Apollon adına kehanetlerin yapıldığı kutsal bir merkezdi. Bugün ise kazılar, yalnızca arkeolojik bir süreci değil; kültürel mirasın korunması, yerel kalkınma ve tarih bilincinin güçlendirilmesi açısından çok katmanlı bir dönüşümü temsil ediyor.
Katagogeion ve Roma yapısı gün yüzüne çıkıyor
Son beş yıldır yoğunlaşan kazılarda iki ana alana odaklanılıyor. Bunlardan ilki, İS 1. ve 4. yüzyıllar arasında ziyaretçilerin konaklaması için inşa edilmiş Katagogeion. Diğer önemli nokta ise Klaros’un güneyinde, Kolophon tarafında ortaya çıkarılan 50 metre uzunluğunda ve 7 mekândan oluşan Roma yapısı. Kazılara paralel olarak koruma ve onarım çalışmaları da hız kazandı.
“Bir hafıza mekânı”
Kazıların bilimsel danışmanı Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Onur Zunal, Klaros’un yalnızca bir ören yeri olmadığını vurguluyor:
“Yaklaşık 3 bin yıl önce insanlar burada geleceğe dair yön bulmak için kahinlere başvuruyordu. Bugün ise her yeni buluntu, geçmişin sessiz tanıklığını geleceğe taşıyor.”
Büyük İskender’in rüyası
Klaros, İzmir’in kaderinde de kritik bir rol oynamıştı. Antik yazar Pausanias’ın aktardığına göre Büyük İskender, gördüğü bir rüyayı Klaros’taki kahinlere yorumlattı ve bu kehanet doğrultusunda Smyrna’nın yeni yerleşim yeri belirlendi. Bu yönüyle Klaros, yalnızca bir kutsal alan değil; şehir kurduran bir bilgelik merkezi olarak öne çıkıyor.
118 yıllık kazı serüveni
Klaros’taki ilk kazılar 1907’de başladı ancak savaşlar, kaynak yetersizlikleri ve idari sorunlar nedeniyle sık sık kesintiye uğradı. Çalışmalar, bugüne kadar yalnızca 51 yıl boyunca aktif olarak sürdürülebildi. 2001’den itibaren Ege Üniversitesi’nin sorumluluğunda kazılar düzenli bir biçimde ilerliyor.
“Kültür ekonomisine katkı”
Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, kazılara verdikleri desteğin yalnızca bir sponsorluk değil, aynı zamanda kültürel sürdürülebilirlik vizyonu olduğunu söylüyor:
“Klaros’a verdiğimiz destek, kültür ekonomisinin gelişimine, yerel kalkınmaya ve uluslararası tanınırlığa yönelik sürdürülebilir bir katkıdır. Türkiye’nin ve İzmir’in kültürel yükselişinde Klaros gibi merkezlerin önemli rol oynayacağına inanıyoruz.”
Kazı ekibinin hedefi, Klaros’u yalnızca bilimsel yayınlarla değil, aynı zamanda kültür turizmiyle de daha geniş kitlelere ulaştırmak. Çalışmaların, bölgenin hem tarihsel kimliğine hem de ekonomik potansiyeline katkı sağlaması bekleniyor.


















