Şehrin kalabalığından uzak bir atmosfer sunan mekân, Sevgililer Günü için özel menü, loş ışıklarla tasarlanmış masa düzeni ve canlı çello performansını bir araya getiriyor. Şömine başında kurulan zarif sofralar ve açık alandaki ateş çukurları etrafında geçirilen anlar, gecenin ambiyansını tamamlayan detaylar arasında yer alıyor.
Romantizme Çello Dokunuşu
Geceye özel olarak planlanan canlı çello performansı, Sevgililer Günü konseptinin en dikkat çekici unsurlarından biri. Çellonun duygusal ve yalın tınıları, doğayla iç içe atmosferle birleşerek misafirlere müzik eşliğinde romantik bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Özel Menü ile Gastronomi Yolculuğu
Laurel İstanbul’un Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı menü, mevsimsel ürünlerin modern yorumlarından oluşuyor.
Menü, pancar soslu narlı salata ve tatlı-acı soslu ananas ile fesleğen aromalı parmesan ikilisiyle başlıyor. Ara sıcak olarak sunulan baklava yufkası içinde böğürtlenli brie peyniri, tatlı ve tuzlu lezzetleri bir araya getiriyor.
Ana yemekte misafirler dana incik ya da portakallı tavuk seçeneklerinden birini tercih edebiliyor. Menü, frank üzümlü mousse ile hafif bir final yapıyor. Kırmızı ve beyaz şarap alternatifleri ise lezzetlere eşlik ediyor.
Şehrin İçinde Sakin Bir Kaçış
İstanbul’da yeme-içme kültürü giderek çok yönlü yaşam alanlarına evrilirken, Laurel İstanbul Sevgililer Günü’nde yalnızca bir yemek deneyimi değil, bütüncül bir akşam vadediyor. Şarap eşliğinde uzayan sohbetler, şömine başında geçirilen zaman ve canlı müzik performansı, klasik kutlama anlayışının ötesine geçen bir atmosfer sunuyor.
Doğanın dinginliği içinde romantik bir akşam geçirmek isteyen çiftler için Laurel İstanbul, 14 Şubat’ta şehrin içinde ama şehirden uzak bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor.



















