Serginin merkezinde yer alan dönem gemisi, Homeros’un destanlarında anlatılan deniz yolculuklarından ilham alınarak, Troya dönemine özgü tekniklerle yeniden inşa edildi. Kavela–zıvana yöntemi kullanılarak, çivi olmadan yapılan gemi, deneysel arkeolojinin önemli örneklerinden biri olarak Troya Müzesi koleksiyonuna kazandırıldı. Gemi, müzede süresiz olarak sergilenecek.
Kalıcı sergi alanı, antik çağ denizciliğini odağına alarak Troya’nın denizle kurduğu güçlü ilişkiyi kapsamlı bir anlatıyla sunuyor. Odysseus’un Odysseia destanındaki yolculuklardan Fenikeli denizcilerin Hippoi teknelerine uzanan tarihsel çerçeve, rüzgâr ve denizin insanlık tarihindeki dönüştürücü rolünü gözler önüne seriyor.
Açılış töreninde konuşan Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, Troya ve Çanakkale’nin tarih boyunca deniz yollarının kesişim noktasında yer aldığına dikkat çekti. Bayçöl, rüzgârın geçmişte keşif ve etkileşimin taşıyıcısı olduğunu vurgulayarak, bugün ise sürdürülebilir bir geleceğin ilham kaynaklarından biri haline geldiğini ifade etti. Kültürel mirasın korunmasına katkı sunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Projenin bilimsel boyutuna ilişkin değerlendirmede bulunan 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği Başkanı Mualla Erkurt ise Troya ve çevresinin antik çağda denizcilik açısından stratejik bir merkez olduğunu belirtti. Troya dönemine özgü tekniklerle inşa edilen geminin, geçmişin bilgisini bilimsel yöntemlerle günümüze taşıdığını söyleyen Erkurt, bu çalışmayı geçmişle gelecek arasında kurulan anlamlı bir köprü olarak tanımladı.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Troya’da hayata geçirilen Denizcilik Sergi Alanı, bölgenin kültürel zenginliğini destekleyen yeni ve nitelikli bir müze deneyimi sunmayı amaçlıyor. Antik çağ denizciliğinin teknik bilgisini ziyaretçilere aktaran sergi, aynı zamanda rüzgâr ve denizin taşıdığı ortak insanlık hafızasını görünür kılıyor.

















