Uludağ’ın ikinci gelişim bölgesinin girişinde konumlanan Ceylan Splend’or Uludağ, rejeneratif seyahat anlayışıyla hayata geçirildi. Şehirlere yakın konumuyla doğayla buluşmak isteyen misafirlere kolay ulaşım imkânı sunan otel, Marriott International standartlarındaki güvenlik ve hizmet altyapısını; sanat, gastronomi, doğa sporları ve wellbeing deneyimleriyle birleştiriyor.
Sıcak Minimalizm ve Sürdürülebilir Mimari
Taş ve ahşabın doğal dokusunu öne çıkaran yalın mimarisiyle dikkat çeken Ceylan Splend’or Uludağ, “sıcak minimalizm” yaklaşımıyla zamansız bir atmosfer sunuyor. Dengeli ışık kullanımı, otelin farklı noktalarına yayılan şömineler ve dış alandaki ateş çukuru, mekânsal sıcaklığı güçlendiriyor.
Toplam 91 odadan oluşan otelde; Attic Deluxe, Family Suite, Spa Suite, Presidential Suite ve özel chalet seçenekleri dâhil olmak üzere farklı ihtiyaçlara hitap eden birçok konaklama alternatifi bulunuyor. Yapım sürecinde ortaya çıkan granit taşların yeniden değerlendirilmesi, geri dönüştürülmüş içeriklerle üretilen özel seramikler ve kadın istihdamını destekleyen üretim süreçleri, otelin sürdürülebilirlik yaklaşımını yansıtıyor. Uludağ’a özgü Apollo kelebeği ve Obrizya çiçeğinden ilham alan detaylar ise tasarımın yerel kimlikle bağını güçlendiriyor.
Sanat, Gastronomi ve Doğa Bir Arada
Ceylan Splend’or Uludağ, yalnızca bir konaklama adresi değil; aynı zamanda çağdaş sanatı merkezine alan bir kültürel platform olarak konumlanıyor. Dönemsel sergiler, sanatçı buluşmaları ve atölyelerle Uludağ’a yeni bir sanat deneyimi taşınırken, otelin açılış sergisi “İpeğin Hafifliği, Taşın Ağırlığı” Bursa’nın kültürel belleğine mekâna özgü yerleştirmelerle yeniden bakmayı öneriyor.
Gastronomi alanında ise yerel üreticilerle kurulan güçlü bağ dikkat çekiyor. Otelin ana restoranı, a la carte servis anlayışıyla her gün yenilenen menüler sunarken; Dağbaşı Grill Restaurant’ta Bursa’nın meşe odunlarıyla pişen yöresel lezzetler Uludağ manzarası eşliğinde servis ediliyor. L’oven Cafe & Bistro, artizan fırını ve özel kahve çekirdekleriyle gün boyu canlı bir buluşma noktası olurken; Sushi Corner ile Whiskey Bar & Cigar Lounge, gastronomi deneyimini tamamlayan adresler arasında yer alıyor.
Uludağ’da Yeni Bir Yaşam Kültürü
Otelin en iddialı alanlarından biri olan Basecamp Après-ski, Uludağ’ın en hareketli apres-ski deneyimlerinden birini sunmaya hazırlanıyor. Pist manzaralı şezlonglar, DJ performansları, canlı müzik ve bistro lezzetleriyle kış sporları tutkunlarını bir araya getiriyor. Kayak okulu, safari turları ve otelden direkt pist erişimi ise kış deneyimini daha da konforlu hale getiriyor.
Toplam 30 kilometrelik pist ağına bağlantı sağlayan telesiyej sistemi, her seviyeden kayakçıyı hedeflerken; toplantı odaları, sinema salonu ve yaratıcı atölyeler oteli yıl boyunca aktif kılan diğer unsurlar arasında bulunuyor. Çocuklar için orman okulu iş birliğiyle hazırlanan programlar, Kids Room ve atölyelerle destekleniyor.
Wellbeing ve Doğayla Yeniden Bağ Kurmak
1.550 metrekarelik wellbeing alanı; spa, hamamlar, kapalı ve açık havuzlar, masaj odaları, saunalar ve fitness alanlarıyla hizmet veriyor. Longevity programları ve biohacking uygulamaları ise misafirlerin bedensel ve zihinsel iyi oluşuna odaklanan yıl boyu sürdürülebilir bir yaklaşım sunuyor.
Discover Uludağ ile Dört Mevsim Keşif
Otel bünyesinde kurulan Discover Uludağ platformu, Uludağ’ı sadece bir kış destinasyonu olmaktan çıkararak dört mevsim aktif bir doğa deneyimi alanına dönüştürüyor. Yürüyüş ve bisiklet rotaları, rehberli doğa turları, bitki keşifleri, meditasyon seansları, orman banyoları ve gökyüzü gözlemleriyle misafirlere doğayla bağ kuran çok yönlü deneyimler sunuluyor.
Ceylan Splend’or Uludağ, Autograph Collection; uluslararası gezginlerden sanat ve gastronomi tutkunlarına, kış sporları meraklılarından wellbeing odaklı konuklara kadar geniş bir misafir profiline hitap ederek Uludağ’da yeni nesil bir dağ yaşam kültürü yaratmayı amaçlıyor.

















